Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), sadece çocukluk çağında görülen bir durum değildir; pek çok kişide ergenlikten yetişkinliğe taşınan ve iş hayatını, ilişkileri, akademik performansı etkileyen bir tablo olarak karşımıza çıkar. Dikkati toplamakta zorlanma, işi son ana bırakma, organize olamama, randevuları unutma, eşya kaybetme, içsel huzursuzluk, yerinde duramama gibi belirtiler, günlük yaşamın pek çok alanında kendini gösterebilir. Bu nedenle, “Ben tembelim.” ya da “Disiplinim zayıf.” diye yorumlanan pek çok durumun arkasında aslında DEHB olabilir.
Yetişkin DEHB’sinde kişi çoğu zaman, potansiyelini tam kullanamadığını hisseder. İşe başlamakta zorlanır, başladığı işi bitirmekte güçlük çekebilir; detay gerektiren işlerde sık hata yapar. Toplantılarda, sohbetlerde veya okuma sırasında zihni kolayca başka yerlere kayabilir. Bu durum hem özgüveni hem de iş ilişkilerini zedeleyebilir. Uzun vadede başarısızlık hissi, kendini suçlama ve isteksizlik tabloya eklenince Depresyon ve Anksiyete belirtileri de gelişebilir. Ayrıca, sık unutkanlık ve dalgınlık nedeniyle kişi çevresinden “umursamaz” ya da “dağınık” olarak etiketlenebilir.
Bir Ankara psikiyatrist ile görüşmek, bu belirtilerin gerçekten DEHB’ye mi, yoksa sadece yoğun strese, uyku yetersizliğine ya da başka bir ruhsal tabloya mı bağlı olduğunu ayırt etmek için kritik önemdedir. Çünkü Uyku Bozuklukları, tiroid problemleri, vitamin eksiklikleri, Panik Bozukluk veya Obsesif Kompulsif Bozukluk gibi durumlar da dikkati ve odaklanmayı etkileyebilir. Ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme ve gerekirse tıbbi tetkikler, doğru tanı için temel adımdır.
DEHB tedavisinde genellikle çok yönlü bir yaklaşım tercih edilir. Farmakoterapi (İlaç Tedavisi), dikkat süresini artırmaya, dürtüselliği azaltmaya ve içsel huzursuzluğu düzenlemeye yardımcı olabilir; elbette ilaç kararı her zaman kişiye özel olarak planlanmalıdır. İlaç tedavisinin yanında Bilişsel davranışçı terapi Ankara çerçevesinde yürütülen seanslarda, zaman yönetimi, planlama, önceliklendirme, erteleme ile baş etme ve öz düzenleme becerileri üzerinde çalışılır. Aynı zamanda, uzun yıllardır “yetersizim” inancını taşıyan kişilerin kendilik algısını güçlendirmek de terapi sürecinin önemli bir parçasıdır.
DEHB yalnızca bireyin kendisini değil, partnerini ve ailesini de etkileyebilir. Randevuların unutulması, ev içi sorumlulukların aksaması, dağınıklık ve sabırsızlık ilişki içinde sık çatışmalara yol açabilir. Bu noktada Çift terapisi ve Aile terapisi süreçleri, her iki tarafın da yaşadığı zorlukları anlamasını, beklentilerini daha net ifade etmesini ve gerçekçi bir iş bölümü oluşturmasını destekler. Ankara’da yürütülen Aile terapisi Ankara çalışmaları, hem DEHB’ye sahip bireyin kendisini hem de yakın çevresini güçlendiren bir çerçeve sunar.
Yoğun iş temposu, şehir dışı yaşama ya da zamansal kısıtlar nedeniyle kliniğe düzenli gitmekte zorlanan danışanlar için Ankara online terapi önemli bir alternatif haline gelmiştir. Böylece kişi, organizasyon ve odak sorunlarını ertelemeden, kendi bulunduğu yerden düzenli psikoterapi desteği alabilir. Ankara’da yetişkin ruh sağlığı alanında çalışan Nilay Sedes Baskak, DEHB’yi yalnızca “dikkat dağınıklığı” olarak değil, kişinin yaşam öyküsü, ilişkileri ve hedefleriyle birlikte ele alır. Nilay Sedes Baskak, tanı ve tedavi sürecinde ilaç düzenlemesi, psikoterapi ve aile/ilişki desteğini bir arada planlayarak kişinin potansiyelini daha görünür kılmasına yardımcı olmayı hedefler.
Uzun süredir “Toparlayamıyorum, oysa daha fazlasını yapabileceğimi biliyorum.” diye düşünüyorsanız, bunun sadece “disiplinsizlik” olmayabileceğini akılda tutmak önemlidir. Doğru değerlendirme ve kişiye uygun tedaviyle, DEHB’yle yaşamak daha yönetilebilir hale gelebilir; hem işte hem ilişkilerde daha dengeli ve tatmin edici bir yaşam mümkündür.
